SALVIA : BİR ERKEK, BİR KADIN, BİR KAÇIŞ MI? BAŞLANGIÇ MI?
3/7/2008

Değerli bir arkadaşımın önerisi ile kaptırdım kendimi öyküye.. Bahsedeceğim öykü henüz tamamlanmamış bir blog-roman.. Uzun zamandır ne hikaye yazmış ne de okumuştum doğrusu, henüz 16 bölümden oluşan bu öykünün yarısını dün gece yarısını bu sabah okuyup tamamladıktan sonra, hem fazlasını okumak hem yeniden hikayeler yazmak isteği oluştu içimde...

En güzel aşklarım canlandı gözümde yeniden.. Yaşamayı özlediklerim geldi aklıma.. Keşfedilmeyi ve keşfetmeyi özlediğimi anladım yeniden..

Birbirini neredeyse hiç tanımayan iki insanın kendi kumsallarını bir yabancıya açışlarının öyküsünü siz de merak ediyorsanız, kaçırmayın derim...

Bu bir reklam kampanyası değil, ben de edebiyatçı ya da eleştirmen değilim, sadece bir okur olarak öneriyorum, uğrayın ne demek istediğimi anlayacaksınız..



http://adasalvia.blogspot.com

Yorum ( 0 ) Yorum yaz!

ALİ TOP AT! ER GENE KON!
1/7/2008


Malum gündem hassas, bu sabah kargalar kahvaltısını etmeden gerçekleşen vukuatlar neticesinde son dakika haberlerinin müdavimi olduk. Gazetelerde yazılan haberlerden çok, okuyucuların yorumları ve tepkileri ilgimi çeker benim böyle zamanlarda...

Herkes farklı bir tepki vermiş ama yorum yazanların çoğunun görüşü aynı yönde.. Yok ben görüş bildirmeyeceğim bu yazıda, kısmetse suya sabuna dokunmadan geçiştireceğim bu konuyu, malum süreç devam ederken konuşmak olmuyor biliyorsunuz.. Süreci etkilemek istemiyorum, yoksa söylenecek söz yok değil..

Kimi olayların zamanlamasına dikkat çekmiş, kimi kişilere, kimi görüşlere falan, onları yazılı ve görsel basından takip ederseniz bu gün nasılsa ... Ama bir tanesi vardı ki ona gerçekten güldüm ve hoşuma gitti. Yalnış anlaşılmasın güldüğüm olayın vahameti değil, okuyucunun tepkisi..

Şöyle demiş bu vatandaş ;

“Bu olaylar Dedem Korkut da göz altına alınıncaya kadar devam edecek herhalde...”

Bir sabah gazetelerde “Dedem Korkut Göz Altına Alındı!” başlığını gördüğünüzde bu olay da kapanacak yani.. Dedem Korkut’un göbeğine değen sakalının altında kelepçeli elleri gözükürken, başı öne eğik olduğundan bilgeliğin aydınlattığı nur yüzünü ilk başta göremeyeceğiz muhtemelen, ama daha sonra çeşitli hikayelerdeki ortaya çıkış hallerini gösterir fotoğrafları ile söylemiş olduğu kıssalar basılacak gazetelerde.. Sonra derken Dedem Korkutun aslında hikaye başına ne kadar para aldığı, insanlardan “ben çok güzel kıssa söylerim” diyerek, kişi başı 10 YTL bilet ile  binalara doldurup, istek kıssa aldığı haberlerini duyacağız belkide..

Daha sonrasında tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Dedem Korkut adından mütevellit olsa gerek ki, “Var mısın, Yok musun” yarışması yerine direkt “Fenomen” programına katılarak ününe ün katmaya başlayacak. Ardından ise sabah programlarına konuk olmaya, hanım izleyicilerin beğenisini toplamayı başarırsa değmeyin dedemin keyfine...

Şimdi ben bu yazıyı niye yazdım... Çünkü bir şeyler söylemek geldi içimden, ama içimden geldiği gibi söylesem olmayacak baktım.. Bende söylemedim.. Ama yazı yazdım mı konuya dair, yazdım.. Hah işte o kadar..

Fasulye 


Bilgi Notu :

Ergenekon bir Göktürk Efsanesidir. Kandırılıp, yenilen Türkler Ergenekon Ovasında yeniden bir araya gelir ve hain düşmanı bir güzel yenerler bu efsanede...Sonuçta bir bozkurt ortaya çıkar ve onlara yol gösterir. Çünkü o kadar çoğalırlar ki sonuçta sığmaz olurlar Ergenekon Ovasına...

Göktürkler veya Kök-Türkler ise, Orta Asya ve Çin'de yaşamış Türk toplumu. Göktürkler inanç ve düşünce yapılarına göre Göktanrı (Tanrı veya Tengri) tarafından devlet kurma görevinin kendilerine verildiğine inanır ve bu doğrultuda hareket ederlerdi. Bu yüzden kendilerini Göktürk olarak tanımlamışlardır. Türk adı ilk kez Göktürkler dönemine ait Orhun Yazıtları'nda geçmektedir. "Türk" adını siyasi olarak kullanılan ilk Türk devletidir

Dede Korkut ise Oğuz Türklerinin ilk destan anlatıcısıdır. Hikayelerde bilge olarak ortaya çıkar ve “Dedem Korkut gelmiş, soylamış bakalım ne soylamış” cümlesinden sonra bir kıssadan hisse ile konuyu bağlar.

Oğuzlar, Orta Asya kökenli Türk halklarından olan Oğuz boyları, 7. yy civarında göçebe bir yapıyla yer değiştirmeye başlamışlar ve coğrafi olarak Bizans kayıtlarına göre önce Balkanlara yayılmışlardır.


Yorum ( 0 ) Yorum yaz!


« Önceki :: Sonraki »








Google Pagerank Checker
SiteTR
Kişisel web sitesi